10 Kasım 2005

ADSL Hızlanması, Ders Programları ve Projeler Üzerine...

Uzun zamandır buraya bir şeyler karalayamıyorum bazı nedenlerden dolayı. Bunların arasında ders programının sıkışması, ödevler, iki adet proje, okul, yorgunluk ve üşengeçlik (bunların bir sonucu olarak) var. Neyse bu sefer üşenmekten vazgeçtim de bir şeyler yazıyorum.

Son zamanlarda bir çok şey oldu bilgisayar dünyasının benim ilgilendiğim kısmında... Google OpenOffice'i www üzerinden kullanıma açma kararı aldı, kesmedi OpenOffice için developerlar almaya başladı (gerçi lazımdı bu hizmet için); bu da kesmedi, biz sadece web değil masaüstü versiyonunun da gelişimine katkıda bulunmak istiyoruz diye ekledi... Bu olaylar micros~1 u sinirlendirmiş olmalı ki, micros~1 Office Live adında reklam destekli ve www üzerinde çalışacak bir office sürümü çıkaracağını duyurdu ve Bill Gates sonunda geçen salı açıklamayı patlattı "Evet. Gerçekten Rakiplerimizin gerisinde kaldık..."
Bill Gates sonunda geçen salı açıklamayı patlattı "Evet. Gerçekten Rakiplerimizin gerisinde kaldık..."


Peki ne demek bu şimdi? micros~1 un şimdiye kadar böyle bir açıklama yaptığını ben duymadım, duyduysam da pek hatırlamıyorum orası ayrı ama; bence bu açıklama bazı değişimlerin habercisi. micros~1 un batması ya da open source olması gibi komik ütopyalarım olmasa da, Linux'u çok seven iki firma olan Google ve Sun'ın artık bazı insanların pazar tekelini yavaş yavaş kemirdiklerini düşünüyorum. Ayrıca bu olaylar, bilgisayar ile yeni tanışan insanlarda ister istemez oluşan "Önce micros~1 vardı galiba. O yüzden heryerde onun programları var" ve "diğer işletim sistemleri ayıp, orjinali varken" düşüncelerini de yavaş yavaş kemiriyor. Bu da dünyanın daha çeşitli bir yer olması açısından olumlu bence. Bu sayede Linux da daha fazla gelişeblir ve daha deneyimsiz kullanıcıların aklını çelebilir (Linux'un akıl çelebilmek dışında kat etmesi gereken pek bir yol yok aslında çünkü; artık yeterince kolay kullanılıyor ve çok gelişkin bir yapı bence.). Bu yüzden bu olan ufak değişikliklerin yararlı olduğunu ve daha büyük olayları tetikleyeceğini düşünüyorum. Bir de buna micros~1 denemesi olan .NET in java karşısında (Java'nın hızlı 5.0 tepkisi ve şu anda geliştirlen 6.0 "mustang") pek bir şey elde edememişliği eklenince sanırım bill abi kabul etmek zorunda kaldı bu durumu...

Yaklaşık 10 gün önce ADSL de en düşük tarifeyi 512Kbps ye çıkartmıştı Türk Telekom ince bir numara yaparak. Limitsiz ADSL kullanıcılarının fiyatlarını düşürmek yerine o fiyatı ikinci kez sabit tutup (99YTL dir kendisi) isteyenlere 256 Kbps limitsizde kalma imkanı sunarak ve 256Kbit limitli olanların hızlarını 512Kbps ye yükselterek... Ayrıca bundan sonra 256Kbps abonesi almayacağını da açıkladı (olmayan tarifeye adam alamazdı tabii). Bunun sonucu olarak 256Kbps limitsiz ADSL kullanıcıları ayağa kalktı (ben dahil). "İnterneti yaygınlaştırmak adına kullananların önünü kesmek" diye adlandırmıştım ben bu TT politikasını. Peki neden 256 kullananlar ayağa kalktı ki? Birincisi, limitsiz ADSL kullanan insanların bir çoğunun kota kelimesine ve olgusuna allerjisi var. İkincisi ise hız sadece daha hızlı download demek değil. Aksine daha hızlı surf, bilgisayarla daha iç içe bir internet demek... (Bu arada belritmekte fayda var ki, bilgisayarlarını sadece download için kullanan insanlar için hız artışı sadece ay içerisinde daha fazla download ve bir kenara atılacak dosya demek ve onlar da daha fazla dosya çekmek için ayağa kalktılar). Bir evde iki kişinin kullandığı bir ADSL hattının çok rahat 9GB sınırını geçmesi (ki bu TT nin sunduğu en büyük kotalı tarife) de bu duruma tuz biber ekti. Peki TT bu duruma bir açıklama getirdi mi? Hayır. Peki müşteri yararına bir harekette bulundu mu? Evet.
256Kbps limitsiz tarifeyi yeniden yürürlüğe soktu... Sanırım bu insanları biraz da olsa yatıştırdı.
Sanırım limitsiz ADSL kullanıcılarının 512Kbps hayali seneye kaldı ama ne yapalım? En azından uygun bir limitsiz tarifemiz hala var.

Bunlar dışında pek çok gelişme oluyor Dünya'da tabii. Quake-4 çıktı, insanlar pek sevemedi; Half-Life 2: Aftermath çıkmak üzere, Half Life-2: Lost Coast bir demo bölümü olarak ortaya çıktı, HDR teknolojisini gösterdi ve "haha bu ne biçim motor" diyenlere özür diletti.

Half Life-2: Lost Coast bir demo bölümü olarak ortaya çıktı, HDR teknolojisini gösterdi ve "haha bu ne biçim motor" diyenlere özür diletti.
Şu aralar okulda iki tane proje ile ilgileniyorum. Onlar ile ilgili bir şeyler yazarım belki daha sonra.

Görüşmek üzere.

Hiç yorum yok: